Ankara, kışın soğuğunu iliklerinize kadar hissettiren şehirlerden biridir. Böyle zamanlarda insanın aklına gelen en güzel şey, sıcak bir çorba olur. İşte tam da bu noktada Ankara çorbacı kültürü devreye girer. Şehrin dört bir yanında, hizmet veren çorbacılar, hem lezzeti hem de samimiyetiyle bilinir.
Gerçek bir çorbacıya adım attığınızda, tencere tencere kaynayan kelle paça, buharı tüten işkembe, kıvamıyla gönülleri fetheden mercimek ve ezogelin kokusu sizi karşılar. Ankara’da iyi bir işkembeci bulmak, sadece midenizi doyurmak değil, aynı zamanda şehrin köklü bir geleneğini yaşamak anlamına gelir. Kelle paça bağışıklığınızı güçlendirir, işkembe yorgunluğunu alır, mercimek ve ezogelin ise her yaştan insanın sofrada aradığı sıcacık bir dost gibidir.
Ankara çorbacı kültürünü yaşatırken, hijyene, tazeliğe ve lezzete en üst düzeyde önem veririz. Menümüzdeki her çorba, ustalarımızın yıllara dayanan tecrübesiyle hazırlanır, damaklarda iz bırakır. Ankara’da çorba içmek, sadece yemek yemek değildir. Bu, dostlarla aynı masada toplanmak, yorgunluk atmak, soğuk havada içinizi ısıtmak demektir. İster gece geç saatlerde yorgun argın bir şekilde kapımızı çalın, ister sabahın erken saatlerinde kahvaltı niyetine uğrayın; Han Çorba ’da her zaman taze, sıcak ve şifa dolu bir kâse çorba bulursunuz. Bizim için çorba, bir gelenek, bir kültür ve en önemlisi bir paylaşımdır. Çünkü biliriz ki, Ankara çorbacı dendiğinde akla sadece lezzet değil, samimiyet, kalite ve güven gelir.

